Bugün - 24 Nisan 2014 Perşembe
Siirt 25°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Gündem Siirt  Siyaset Belediye Ekonomi İlçeler Spor Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Medya Diğer »
Haber Detayları

Siirt'te Leopar İzine Rastladı

Türkiye'de nesli tükendiği kabul edilen leopar, 36 yıl sonra Siirt'te yeniden görüntülendi.

Siirt-Özel Haberi - 30 Mart 2013 Cumartesi - 00:25
Türkiye'de nesli tükendiği kabul edilen leopar, 36 yıl sonra Siirt'te yeniden görüntülendi.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Türkiye'de nesli tükendiği kabul edilen leopar, 36 yıl sonra Siirt'te yeniden görüntülendi. Ama yine ölü olarak! Peki bu fotoğraf ne zaman çekildi?

Batur Avgan'ın haberi

Kasım 2010'da Gabar Dağı'nda öldürülmüş halde bulunan leoparın postu ancak birkaç hafta sonra yüzülmüş. Bu sürede karın kısmı çürüyen post, bugün Siirt'in bir köyünde bulunuyor.

Herkesin kısaca heykel dediği meydanı geçip bir sokağa girdik. Ne akşamın karanlığında yanımda yürüyen kişinin, ne de daha on dakika önce onu benimle tanıştıran adamın adını biliyordum. Birkaç sokak geçtikten sonra bir kahveye girip, kapıya yakın bir yere oturduk ve yanımdakilerden biri arkadaşını arayıp geldiğimizi haber verdi. Kısa bir süre sonra kahveye gelen genç bir adam sakince yanımıza oturdu. İlk defa geldiğim Siirt'in ara sokaklarındaki bu küçük kahvede sanırım ben onlardan korkuyordum, onlar da benden...

Ortamı yumuşatmak için, yaban kedileri üzerine serbest çalışan bir biyolog olduğumu söyleyip arazi çalışmalarımda çektiğim vaşak, karakulak ve kurt fotoğraflarını göstermeye karar verdim. İşe yaramıştı, fotoğraflar bittiğinde artık hepimiz gülümsüyorduk. Bilgisayarımı çantasına yerleştirirken, kahveye çağırdığımız genç adam cep telefonunu çıkartıp tuşlarına basmaya başladı. Aradığı şeyi bulduğunda telefonunu bana uzattı. Küçük parlak ekranda, açık sarı postu siyah beneklerle kaplı iri bir hayvan, başı öne düşmüş, kuru otların üzerinde yatıyordu. Bu bir leopardı...

Anadolu'da bilinen son leopar, 1974 yılında Beypazarı'nda öldürülmüştü ve Türkiye'de tükendiği kabul edilen hayvan, yıllar sonra ilk kez Anadolu'da yeniden görüntülenmişti. Ama yine ölü olarak! Peki bu fotoğraf ne zaman çekilmişti?

17 Kasım 2010'da çekildiği anlaşılan dijital fotoğraf, 1974'ten beri Türkiye'de leoparla ilgili ele geçen ilk somut kanıt.

Türkiye'de 1970'lerden beri tükendiği kabul edilen leoparın varlığına ait ilk somut veri yıllar sonra Siirt'te ortaya çıkmıştı.... Son kayıt, 17 Ocak 1974'te Ankara Beypazarı'nda öldürülen bir leopara aitti. Öldürülen leoparla ilgili haber bir gazetede "İnsan parçalayan panter" başlığıyla yayımlandı. Ama leoparın etkisi 1970'lerde Anadolu'nun batısında tükenmesinden sonra da devam etti.

Bu tarihten sonra su ürünleri mühendislerinden biyologlara kadar birçok kişi Anadolu'da leoparın halen yaşadığını iddia etmeye ve bunu kanıtlamaya çalıştı. Öyle ki, bu çabalar bir süre sonra, varlığı bilinen diğer yaban hayvanların korunması için verilen çabalardan daha fazla ağırlık kazanmıştı. Doğa korumaya ayrılan sınırlı bütçeler, onlarca yıl leoparı aramak için harcanırken, Türkiye'de halen yaşadığı bilinen ve belki de gelecekte leoparla aynı kaderi paylaşacak Avrasya vaşağı, karakulak, saz kedisi ve yaban kedisi gibi türlerin korunmasına yönelik projeler ikinci plana atıldı. Oysa geyik ve yabankeçisi gibi türleri avlayabilmesi nedeniyle vaşaklar, bir ekosistemde leoparla aynı öneme sahip. Ve vaşakların yaşam alanlarının korunması, leoparın olası yaşam alanlarının da korunması anlamına geliyor.

Siirt'e en yakın leopar kaydı, yaklaşık 430 km uzaklıkta, Irak'ın Süleymaniye kenti yakınlarında, Ekim 2011'de alındı. Bu, her ne kadar uzak bir mesafe olsa da, İran ve Irak'ın Türkiye sınırına yakın bölgelerinde yeterli çalışma yapılmadığı için buralarda leopar popülasyonlarının olup olmadığı bilinmiyor. Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Kedi Uzmanları Grubu Başkanı Urs Breitenmoser, Ortadoğu'da, bilimsel araştırması yapılmamış en büyük leopar ekosistemlerinin Türkiye'nin doğusu, kuzeybatı İran ve kuzey Irak'ı içine alan bölgede bulunduğunu söylüyor. Breitenmoser, 2000'li yılların başından beri bölgeden ilgili kişilerle toplantı ve eğitimler düzenliyor. Amacı, hem Kafkaslar'da, hem de Ortadoğu'da leopar konusunda çalışmaları başlatabilecek yerel kişileri eğitmek. 2011'de Tiflis'te yapılan toplantıya Türkiye'den katılan uzmanlar, leopar kayıtlarının toplanıp değerlendirilmesi için DKMP öncülüğünde bir komisyon kurulmasına karar verdi. Toplantılara DKMP adına katılan Hasan Emir, kurumun yapısındaki değişiklikler nedeniyle bu komisyonun halen kurulamadığını ama ortaya çıkan fotoğrafın, iyi bir başlangıç olacağını söylüyor...

Leopar, 1970'li yıllarda Türkiye'de tükenme noktasına geldiğinde doğal alanlar henüz ileri seviyede bozulmamıştı. 20. yüzyılın sonuna doğru, nüfusun özellikle Türkiye'nin batısında artmasıyla hem hayvancılıkla uğraşanların hem de leoparın besini olan geyik ve yabankeçisi avlayanların sayısı arttı. Leoparın sonunu getiren etkenlerin başında, büyük olasılıkla avladığı türlerin azalması geliyordu.

Neredeyse yarım asır, Türkiye'deki yaban hayatı üzerine çalışan biyolog Tansu Gürpınar, 1950'li ve 1960'lı yıllarda avcıların sürü sahiplerinden para almak için çok sayıda leopar öldürdüğünü söylüyor. Onlardan biri 1950'lerde Muğla ve Aydın'da onlarca leoparı avladığı söylenen Mantolu Hasan lakaplı Hasan Bele'ydi. Gürpınar'a göre, leoparın neslinin tükenmesinin ardında başka birçok etken olabilir, "Ama bunları bulmak için artık çok geç."

1974'te Beypazarı'nda öldürülen leoparın haberi gazetede "İnsan parçalayan panter" başlığıyla yer almıştı.

LEOPARIN ŞANSI AZALIYOR

Bir dönem Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşayıp Anadolu leoparı, Anadolu parsı, Anadolu panteri gibi adlarla anılan "büyük kedi" aslında leoparın bir alttürüydü. Yani kendi başına bir tür değil, Afrika'dan Asya'ya kadar yayılan leoparın, -kabaca söylemek gerekirse- bir popülasyonuydu. Geçmişte hayvanların kafatası ölçüleri, post renkleri, ortalama ağırlıkları gibi birçok morfolojik özelliğine bakılarak yapılan sistematik çalışmalarda 27 farklı leopar alttürü tanımlandı. Bu alttürler arasında bazılarının özellikleri çok farklıydı. Arap Yarımadası'nda yaşayan Arap leoparının ergin erkekleri 17 kg gelirken, kuzeydeki Pers leoparının bazı bireyleri 70 kg'ı geçiyordu. Fakat genetik tekniklerin hızla gelişmesiyle yapılan çalışmalardan sonra alttür sayısı, 1996'da sekize indi ve 2001'de yapılan daha kapsamlı bir çalışmada dokuz oldu.

Her iki çalışmada da bilimsel adı Panthera pardus tulliana olan Anadolu leoparının, yaşam alanı Türkiye'den Afganistan'a uzanan Pers leoparı Panthera pardus saxicolor ile aynı alttür olduğu iddia edildi. Ne yazık ki, iki çalışmada da Anadolu'daki leopar örnekleri incelenemediği için kesin bir yargıya varmak mümkün olamıyor.

Evrimsel süreçte farklı alttürlerin oluşması için popülasyonların binlerce yıl boyunca birbirinden doğal bariyerlerle ayrılması ve bu sayede farklılaşmaları gerekir. Günümüzden 470-825 bin yıl önce Afrika'da evrimleşip 170-300 bin yıl önce Asya'nın doğusuna kadar yayılması sırasında birçok değişik habitat tipine uyum sağlayabilen leoparın, birbirine çok yakın Anadolu ve İran'da iki ayrı alttür oluşturabilecek kadar farklılaşması pek de mümkün görünmüyor...

Siirt'e son gidişimde beni gezdiren aracın şoförü Mehmet, Botan Çayı üzerindeki bir köprüden geçerken "Barajın suyu vadinin büyük kısmını kapatacak" dedi. İlk anda hangi barajı kastettiğini anlamadım. Mehmet sessiz kaldığımı görünce "Ilısu" diye tamamladı. Eski bir askeri karakolu ve fıstık bahçelerini geçip tırmanmaya başladık. Az önce geçtiğimiz köprüye baktım. Baraja neredeyse 50 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen su altında kalmaması için, onlarca metre yükseklikte yapılmıştı. Belli ki baraj gölü bu köprüden sonra da kilometrelerce uzanacaktı. Kışları neredeyse hiç kar yağmayan ve Türkiye'de leoparın halen neslini korumuş olabileceği bu kuru ekosistemin baraj gölünden nasıl etkileneceğini hayal bile edemedim...

Siirt'te Çekilen O Fotograf:

Türkiye'de 36 yıl sonra Leopar izine rastlandı

* Batur Avgan'ın kaleme aldığı, Selmet Güler'in fotoğraflarını içeren 'Leopar yeniden Türkiye'de' başlıklı yazının tümünü, National Geographic Türkiye'nin Nisan sayısında okuyabilirsiniz.

 

Kaynak: National Geographic - NTV

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 1316
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

ömer()
"Batur Avgan’ın kaleme aldığı, Selmet Güler’in fotoğraflarını içeren ‘Leopar yeniden Türkiye’de’ başlıklı yazının tümünü, National Geographic Türkiye’nin Nisan sayısında okuyabilirsiniz." Bunu görememiştim. Merak ettim...
Gönderilen Tarih - 06 Nisan 2013 Cumartesi (13:11)  
AZAD()
HABERİNİZ İKİ GÜN SONRA ENSONHABER.COM'DA ÇIKTI. http://www.ensonhaber.com/anadolunun-son-elopari-siirtten-cikti-2013-04-01.html
Gönderilen Tarih - 01 Nisan 2013 Pazartesi (23:41)  
Fethullah()
Turkiye'de leoparin en son bulundugu yer demek siirt/botanmis! Vay be...
Gönderilen Tarih - 01 Nisan 2013 Pazartesi (11:55)  
Hawar ()
Benim babam 1960'larda gördüğünü söylemişti. hem ölüsünü hem dirisini ancak o yıllardan sonra hiç gözükmedi. bence kurdistan bölgesinden gelmiştir. zira berzan bölgesinde avlanmak devlet tarafından yasaklanmış çünkü peşmergeler saddamla savaştığında dağlarda yabani hayvanlar onları beslemişler. ilk duyduğumda çok duygulandım. Kurdistan bölgesinde leopar bulunması bana garip gelmedi.
Gönderilen Tarih - 01 Nisan 2013 Pazartesi (00:01)  
muhammed()
bu haberin altında bir kaynak görmeseydim abartığınızı hatta attığınızı düğşünecektim, ama kaynağı görünce çok şaşatım...
Gönderilen Tarih - 31 Mart 2013 Pazar (23:49)  

Diğer Siirt-Özel Haberleri
Siirt Seçim İstatistikleri
Makyaj Aktı
Şube Müdürleri Mülakat Sınavında Skandal Sonuç

Şube Müdürleri Mülakat Sınavında Skandal Sonuç
En Doğru Seçim Tahminini Siz Yapın, Bizde Yayınlayalım!
Siirt Seçmen Sayısı Ne Kadar?
Siirtli Kadınlar 8 Mart’a Hazırlanıyor
Torba Yasa İle 28 Şubat Mağduru 20 Siirtli İşine Geri Dönüyor
Diğer Başlıklar

Siirt Belediyesi Yeni Binasında Hizmet Vermeye Başladı
Siirt'te Yamaç Paraşütü Gösterisi Düzenlendi
Siirt Belediye Hizmetleri Memnuniyet Araştırması
Bir Asır da Geçse Soykırım İnsanlık Suçudur
Hırsızlar Canlı Hayvan Borsasının Elektrik Kablolarını Çaldı
Eşbaşkan Bakırhan, “ Kararlıyız Taviz Vermeyeceğiz”
Kurtalan Belediye Personelinden Başkana Plaket
Siirt Nüfusunun Yüzde 29,2'si Çocuk
Kürtçe Ders Kitapları Hazır
İlk Kürtçe Üniversite Geliyor
Ulusal Gazeteler

Yazarlar
Turgay DABAKOĞLU
Kazanan Hep Demokrasi Olsun
Son yazım şube müdürleri ataması ile ilg...
Mim Yavuz BİNBAY
Demokrasi ve Seçim Kültürü
Hatasıyla - doğrusuyla, Sevabıyla – gün...
Şakir EPÖZDEMİR
Emê Şivan
Hingî kû ez fêmayî xwe b&u...
Celal GÜMÜŞ
Küçük Bir Seçim Analizi
Aylardır süregelen seçim çalışm...
Mehmet EREN
Ses ve Öfke
Bir yazar değilim; hiçbir zaman da olamayac...
Aslı ÇEÇEN
Pedofili
Bu yazı insanın yaratılışından bu yana süre g...
Mehmet Ali ADIYAMAN
Şimdi Kenger Zamanı
“Ne için? Bir küçük ...
Mehmet Şefik GÖRGİN
Siirt Arapçası: Arapça Yazı Üzerine
Aşağıdaki yazı, Arapça yazıya ilişkin eleşt...
Necim GÜL
Siirt Arapçasını Ne Yapmalı
Yürürken sağa sola dikkat eden biriyseni...
Ferit EPÖZDEMİR
Uyan Be Halil'im
         Kara kışın son d...
Celile ASI
Bedenimin Çığlığı
         Duydunuz mu?&nbs...
Av. Rıdvan ÖZER
Türkiye Kürtlerinin Sorunu
Birçok felsefede devlet kurumunun tanrının ...
Hava Durumu ( Siirt )
Bugün
16°C - 25°C
Salı
13°C - 25°C
Perşembe
12°C - 24°C
Namaz Vakitleri ( Siirt )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:3905:2212:2116:0519:0320:32

22 Nisan 2014 Salı
Röportajlar
Amir Ahmad Fekri Hocamızın Kurumsal İslam Konulu Röportajın 2. Bölümü
(2) - İslamiyetin birey ve kadına bakışından söz eder misiniz?               &n...
»
»
»
Günün Sözü
Bu dünya çalışma yeridir. Ücret alınacak yer, ahirettir.
(İMAM-I RABBANİ (R.A))
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(109 Online) 0,13ms